Tanzimat öncesi ve Tanzimat dönemi Türk Basını

 

İlk Türkçe Gazeteler

Vakayi-i Mısriye: Araştırmacı Orhan Koloğlu Takvim-i Vakayiden önce Vakayi-i Mısriye’nin çıkarıldığını kanıtlamıştır. Böylece Vakayi-i Mısriyeyi ilk gazete olarak kabul edebiliriz. Türkçe,Arapça yayınlanan gazetenin çıkış nedeni tarım,endüstri,öteki alanlardaki gelişmelerdir. Amaç yenilikleri anlatmaktır. Ferman geldikçe Osmanlıdan bahsedilir. Bu gazete sayesinde Mısır da Türkçe konuşan sayısı fazlalaşmıştır. Haber kaynakları Girit,Fransız ve İtalyan gazeteleridir. Avrupa eleştirilmemiş Hristiyanlara nefret söylemleri yayınlanmamıştır. Bu gazete Mehmet Ali Paşanın girişimleriyle ortaya çıktı.

Vakayi-i Giridiye: Mehmet Ali Paşa Vakayi-i Mısriye den 3 yıl sonra bu gazeteyi çıkarmıştır. Türkçe Yunanca yayın yapmıştır.

Takvim-i Vakayi(1831): İstanbul da yayınlanan ilk türkçe gazetedir. 2. Mahmutun çabalarıyla çıkmıştır. Çıkış amacı ülkede olan olayların halka yıllar sonra ulaşması. Bunun önüne geçmek isteyen 2. Mahmut bu gazeteyi çıkarmıştır.  Başına Esat Efendi getirildi. 2. Mahmut gazetedeki dilin sade ve herkesçe anlaşılır olmasını istiyordu. Sürekli yayın yapamadı zaman zaman kapatıldı. Böylece taze haber verme anlayışını yitirdi. Türkçe’nin yanı sıra gazete Arapça,Farsça,Ermenice ve Rumca da çıkarıldı.

Ceride-i Havadis(1840): Türkçe yayınlanan ikinci gazetedir. William Churchill çıkarmıştır. Gazete de dış haberler her zaman ön planda olmuş.  Yarı resmi gazetedir. Gazeteye devlet her ay yardım yapmaktadır. Kırım savaşını yazması gazeteye dinamik kazandırmıştır. İlanlardan para kazanmıştır.  William Churchill ölünce oğlu gazete işini yürütememiştir.

Tercüman-ı Ahval(1860) : gazeteyi şinası ve Agah efendi çıkarmıştır.  Gazetenin içeriği iç ve dış olaylar,eğitici yazılardır. Sade dil kullanılmaya özen gösterilmiştir. Resmi haberlerde yayınlandı. İlanlar alıyordu. İlk tefrika bu gazetede yayınlandı.(Şair evlenmesi) Gazete hükümet kanadında hoş karşılanmadığı için zaman zaman kapatıldı. Yayın tarihinden 5 buçuk yıl sonra tamamen kapatıldı.  Agah efendi: devlet desteği olmadan kendi imkanlarıyla bağımsız bir şekilde gazete çıkardığından basın tarihi açısından önemlidir. Olanaklar dar olduğu için gazetenin yayın aşamasının her kategorisinde kendi çalışmıştır. Fakat tüm hayatını basına vermemiştir. Devlet memurluğunu aynı zamanda yapmıştır. Genç Osmanlıların kurulmasında rol oynamış arkadaşları tutuklanınca yurt dışına kaçmıştır. Daha sonra 39 yaşında yeniden yurda dönmüştür.

Tasvir-i Efkar: (1862) şinası tarafından kurulmuştur. İlk başlarda Agah efendiyle çalışan Şinası sonralarda kendi yolunu çizmiştir. Amacı havadis vermek halka kendi sorunlarını düşünmeyi ve kendi yararlarını düşünmeyi öğretmektir. Arkadaşı tutuklanınca kaçan Şinasının yerine gazeteye Namık Kemal geldi. Sivri dili olan Namık Şark meselesi konulu yazısı yüzünden gazeteciliğe yasak edildi. Bu yüzden yurt dışına kaçan Namık ‘ın yerine Recaizade Ekrem geldi.

Muhbir ve Ali Suvai : (1866)  muhbir gazetesinin esas sahibi Filip efendi olmasına karşın başında devrimci Ali Suvai duruyordu. Aslen öğretmen olan Ali bu gazetede hükümeti eleştiren bir tutum içerisindeydi. O zamanlar Girit sorun olduğunda bu sorunu halka hükümet yetersizlikleriyle anlattı. Bu gazete farklı olarak okuyucu mektuplarına yer veriyordu. Bu eleştirilerden sonra gazete beklenen bir şekilde kapandı. Sonra tekrar açılsa da yeniden kapanması kısa sürdü ve Ali Suvai Avrupaya kaçtı bu yazın eylemlerine ordada devam eden Ali Abdülhamit zamanında geldi ve her nedense Abdülhamit e övgü dolur sözler yazdı.daha sonra Basiret gazetesinde yazdı. Devrimci diye boşuna denmedi bir süre sonra bazı gruplarla örgütlenerek Abdülhamiti devirmeye kalktı az kişiyle ihtilal yapamayacağı içinde 39 yaşında o baskın sırasında öldürüldü.

Basiret ve Basiretçi Ali Bey: Basiret gazetesini Ali bey çıkarmıştır. Bunu saray desteği ile yapmıştır. Dış haberlere önemli ölçüde yer vermiştir. Fransız alman savaşı sırasında kiminle taraf olacaklarına toplantıda karar veren Ali bey ve ekibi Osmanlı’nın aksine Alman taraftarı olmuştur. Hatta öyle ki savaş bittiğinde Ali bey i çağıran Bismark bolca maddi destek ve baskı makinası hediye etmiştir. Kısa sürede bu gazetede kapanmıştır fakat izlediği politikadan dolayı yabancı  bir devletten para  alan ilk gazete olmuştur.

İbret ve Namık Kemal: sahibi başka biri olsa da bu gazete Namık Kemal ekseninde  sürdürülmüştür. Namık Kemal yazılar yazmıştır bu yazılardan biride Vatan Yahut Silistiredir. Bu yüzden çoğu kez kaptılmıştır. Namık Kemal hükümetin basına kadar tavrını hep eleştirmiştir. Geri kalmamızı basına uygulanan sansür yüzünden olduğunu savunmuştur. Bu yüzden bir çok kere başı belaya girmiştir ve son olarak Magosaya sürülmüştür.

Abdülaziz Döneminde Öteki Gazeteler: El Cevaib, Ayine-i Vatan,Muhip,Utarit,Terakki, Mümeyyiz,Hakayik ül Vakayi,Asır,Devir,Hadika,Hülasat-ül efkar,Sadakat,İstikbal,Vakit,Sabah

VİLAYET (İL BÖLGE) GAZETELERİ

Osmanlıda İstanbulda çıkan gazeteler dışında büyük illerde çıkan gazetelerde vardı. Bunların amacı merkezdeki bilgiyi taşraya illere taşımaktı. Orhan Koloğluna göre ilk vilayet gazetesi Beyrutta çıkarılan Hadikat al Ahbar dır. Arapça Türkçe çıkarılır. İkinci gazete ise Tuna gazetesidir. Rusçuk ta çıkarıldı gazete. Diğer önemlli taşra gazetesi Zevra dır. Bu gazetede Bağdatta çıkarıldı. Diğer gazete Trablusgarp gazetesidir.bir diğeri Erzurumda çıkarılan Envar-ı  Şarkiyyedir. Bir diğer önemli gazete Bursada Türkçe Ermenice yayınlanan Hüdavendigar gazetesidir. Bunların dışında bir çok gazete daha çıkarılmıştır.

İLK FRANSIZCA GAZETELER

Bulletin des nouvelles: Türkiyede çıkarılan ilk Fransız gazetesidir. Frasada ki devrimi anlatma ve tanıtma belki yayma düşüncesiyle çıkarılmıştır.

Gazette française de constantinaple: İstanbulda çıkarılan 2. Gazetedir.aylık gazetedir. Yerli haber hiç yoktur. Fransızlar Mısıra çıkarma yapınca kapatılıyor.

Le spectateur Oriental: Fransız elçiliğine bağlı olmadan çıkarılan ilk gazetedir. İzmirde çıkmıştır. Gazetenin politikası Fransız politikasına uymadığından sık sık kapatılmıştır. Sık sık İngilteye, Fransa ya Rusya ya sert eleştiriler yazmıştır Fransa ya karşı sık sık Osmanlıyı savunur bu gazete.

Le smyrneen: izmir de çıkarılan 2. Gazetedir.

Le courrier de smyrne: osmanlının desteği ile çıkar. Gazete Rusyaya karşı Osmanlıyı savunur. Sık sık kapatılma tehlikesi yaşar.

Le Moniteur Ottoman:2. Mahmut un isteğiyle yarı resmi olarak yayın yapan devlet organıdır. Takvm-i Vakayide bir çok haber bu gazetede yayınlanmıştır. Genellikle hükümetin görüşlerine yer verildi. Bu durum Fransızları rahatsız eder ve bu gazetenin başında olan fransız bir seyahati sırasında öldürülür.

Diğer gazeteler; journal de constantinople,la turquie,ımpartial,la reforme,le phare du bosphore,levant-herald,stamboul ve diğerleri…

JÖN TÜRK GAZETELERİ

İki döneme ayrılır;

  • Abdülaziz dönemi
  • Abdülhamit istibdadına karşı koyma ve İttihat ve Terakki dönemi

Abdülaziz Dönemi: bu dönem Yeni Osmanlıların Abdülaziz e ve Ali Paşaya karşı örgütlenerek kendi aralarındaki gizli dernek kurmalarıyla başlar. Bunlar; Namık Kemal Agaah efendi,Ali suavi,reşat,ziya paşa,nuri,Rıfat bey dir. Bunlar Avrupaya kaçarak ilk Jön Türkler olacaklardır. İki faktör yüzünden kaçarlar.iç faktör(türkiyedeki basına yapılan baskılar, gazeteleri kapatılması gazete çıkaranların sürülmesi vs) dış faktör ise Pariste yaşayan Mustafa Fazıl pasanın bu aydınları yanına çağırmasıdır. Bu  aydınlar gittikleri yerlede Hürriyet , Muhbir,Ulum,ınkılap gazetelerini çıkardılar.

İSTİBDAT DÖNEMİNDEKİ JÖN TÜRK GAZETELERİ

Bu dönemde başlıca: hayal,gencinei hayal,istikbal gazeteleri çıkar.  Abdülhamit dönemindeki gazeteler ise ;meşeret,ezan,mizan,osmanlı dir. Mizah dergileri de çıkarmışlardır.

BASINA KONAN YASAKLAR

İlk yasaklar 1858 ceza kanununa konan maddeler: henüz iki gazete bir dergi varken bu kısıtlamalara ve önem almaya gidilmiştir.  Bu yasa kısaca adaba aykırı mizahı,muhtehçen yazıları ve saltanata ve  hükümete yazılan olumsuz yazıların cezalandırılacağını içerir ayrıca başkasına asılsız suç yüklemekte yasaklanmıştır.

Matbuat Nizamnamesi: 4 gazete olmasına rağmen ülke dışındaki sorunları da göze alarak önlem alma ihtiyacı duyulmuştur. Bu yasaya göre izinsiz hiç bir yayın yapılamaz dergi gazete açılamazdı. Düşmanlık taşıyan haberler yapılamaz, devlet kurumlarına ve hükümete yakın yabancı ülke liderleri hakkında olumsuz haber yapılamaz, hiçbir devlet memuruna ve padişaha hakaret edilemez vb şeylerdir.

Âli Kararname: Matbuat Nizamnamesiyle yetinmeyen hükümet baskıyı iyice arttırmış buna da Namık kemalın Şark meselesi yazısı ve girit hakkında yazılan yazılar neden olmuştur.

Basına ilk sansür: (1876) İşlet ülkede kötü gidince korku büyümüş baskı iyice artmıştır. Ülkedeki kötü gidişat basının üzerine yıkılmıştır. Sansür iki şekilde uygulanmıştır ya baskı makinasının bozuk olduğu iddia edilmiştir ( basiret g.) ya da sansüre uğrayan haberlerin yeri boş bırakılmıştır(sabah).

ABDÜLAZİZ DEN SONRA KISA BİR SÜRE ÖZGÜRLÜK DÖNEMİ

Bu dönem İstibdat dönemine kadar sürer. Basın her açıdan özgürdür maddesi gelmiştir gelmesine ama yukarıdaki yazılı tüm kararnameler hala geçersiz sayılmamıştır. Tahta geçen her o dönem padişahları ülkenin durumunu bahane ederek ya da dış sorunları basın organlarının kapatılabileceğini sık sık dile getrmişlerdir. Yani bu özgürlük 1 yıl bile sürmemiştir.

  1. MEŞRUTİYET VE İSTİBDAT DÖNEMİ

İlk basın yasa tasarısı

Abdülhamit tahta çıkınca Matbuat yasası hakkında konuşmaya başlandı. Bu yasaya göre basın yayın kuruluşlarına,matbaalara,ve mizah dergilerinin üzerinden baskı kaldırılmak istendi. Bir çok farklı görüş vardı. Mebusan Meclisinde çoğunlukla kabul edildi daha sonra Ayan meclisinde. Karar Abdülhamit e gidince  padişah yasaya şiddetle karşı çıktı ve yürülüğe konmadı.

İstibdatta sansür

İstibdat dönemi Abdülhamitin diktatörlüğü zamanıdır. 31 yıllık bu dönemde basın en karanlık günlerini geçirmiştir. Bu dönem ülke dışında olan büyük devletlerin yaşadığı siyasi olayları bahane edilerek oluşturulmuştur.

Basın Sansürü

Bu sansür  Abdülhamit zamanında sıkıyönetim Nizamnamesinde ilk kez ortaya çıktı. 3 türlü sansür uygulandı. İlki Türkçe ve azınlıkların diliyle yayınlanan gazetelere yapılan sansür. İkincisi Türkiye den ve dışarıdan gelen yabancı dillerde basılan gazetelere uygulanan sansür ve sonuncusu yerli ve yabancı kitap sansürü.

Yıldız Saray-ı Hümayunu Başkatibe Dairesi

  • Her şeyden önce padişahın sağlığı ile ticaret ve sanayi ile ilgili haberlere yer verilecek.
  • Milli eğitim onaylamadan hiçbir roman ve yazı dizisi yayınlanmayacak.
  • Uzun yazılar olmayacak,devamı var devamı yarın gibi ifadeler kullanılmayacak.
  • Yazıda boşluk bırakılmayacak.
  • Kişi veya kurumlara sataşılmayacak.
  • Yolsuzluklar ve bu konudaki haberlere asla yer verilmeyecek.
  • Tarih ve coğrafyada özelli olan bazı adlar kullanılmayacak: (Ermenistan)
  • Yabancı hükümdarlara olan suikast girişimleri,kışkırtıcı gösterilerle ilgili yazı yazmak yasaktır.
  • Bazı kötü sonuçlar ve yorumlar doğuracağından bu yönergenin gazetede yayınlanması yasaktır.

Yasaklanan Sözcükler

Bu dönemde bazı kelimeler yasaklandı. Bunların birkaçı;  anarşi,ihtilal,sosyalizm,grev,suikast,dinamit,kargaşa,Makedonya,Büyük burun(Abdülhamitin burnu büyük olduğundan) vb.

Kitapların Yakılışı

İstibdat döneminde kitap düşmanlığı vardı. Ele geçen kitaplar çuval çuval yakılmıştır.

Dizgi Yanlışları

İstibdat dönemindeki dizgi yanlışlarından gazete kapatıldığı görülmüştür.

BASINA SAĞLANAN ÇIKARLAR

Bir takın gazete sahipleri için susmaları veya gazeteye kıyamadığı için Abdülhamit para yardımında buluşmuştur çoğu kez. Buna susmaları için verilen tavizler de denebilir. Gazeteler Abdülhamitin doğum günlerinde vs yalakaca yazılar yazar karşılığında da ödüllendirilirlerdi.

Yabancı Basının Satın Alınması

Abdülhamit en ok yabancılar tarafından çıkarılan gazetelerden korkuyordu. Bu yüzden sırf ülkenin durumunu yazmamaları için gazete sahiplerine rüşvet vermekten kaçınmamıştır. Para itibar konsolosluk eşine iş isteyenler bile olmuştur. Bir çoğu bu rüşvetleri yüzünden kendi ülkelerinden kovulmuştur. Abdülhamitin korkusu kendi gazetelerinden çok yabancı gazetelere yaramıştır.

İSTİBDAT DÖNEMİ GAZETELERİ

Tercüman-ı Hakikat ve Ahmet Mithat Efendi: Ahmet Mithat Efendi Türk basınının önemli kişilerinden biridir. Çok yapıt koymasından dolayı ona yazı makinası denmiştir. Sade dille yazmıştır. Türkiye’de halk tipi yazan ve vülgarizasyon un kurucusudur. Sırasıyla tuna gazetesi,zevra,ceride-i havadis için yazılar yazıyor. İlk babaalide basımevi açan gazeteci olarak tarihe geçiyor. Bunun yanı sıra basirette de yazılar yazar. Daha sonra devir gazetesini çıkarır. Dilinin sivriliği yüzünden gazeteleri kapatılır. Bedir gazetesini yayılamaya başlar ve oda kapatılır. Bedirden sonra sırasıyla Dağarcık ve ibret yayınlanmaya başlar bunların tümü kapatılır. 3 yıl sonra Takvim-i Vakayiye geçer daha sonra yayınlanmaya başlanan tercüman-ı hakikat e geçer. Buradaki yazılarıyla gazeteciliğe damgasının vurur.

Sabah ve Mihran Efendi: bir rum tarafından çıkarılır. Müdürü Mihran beydir. Daha sonra gazeteyi satın alır. Gazete ucuza satılır dili sadedir. Mihran bey denizciliğe çok ilgilidir. O dönemde yayınlanan İkdam gazetesi ile rekabet içindedir.

İlk Büyük gazete İkdam ve Ahmet Cevdet: 2. Meşrutiyetin en önemli yayın organlarındandı. Ahmet sarayla yakın ilişkiler kurmuş yıllarca bu şekilde devam etmiştir. Açıldıktan 4 gün sonra dizgi yanlışından kapatılmıştır. İlk rotatifi getiren  gazetedir. Tirajı yüksek bir gazete olmayı başarmıştır.

GAZETECİLERİN İLK GREVİ

İstibdat dönemindeki basın konusundaki önemlli olaylardan biridir.  Greve gidilme nedeni Abdülhamitin tahta çıkışını pul vergisini kaldırarak kutlar gazete sahipleri ise gazetelerde yapıştırmak zorunda oldukları 2 kuruşluk  pullardan muaf olunca büyük kar saylarlar gazetecilerde bundan pay isteyince ortaya çıkar. Gazete sahipleri payı vermezler gazetecilerde grev yapar ve gazetelerinden bağımsız başka bir gazete çıkarırlar ama büyük gazeteleri yaptıkları şeyler etkilemeyip başarısız olurlar.

  • Daha sonra rumca ermenice ve musevi gazetelerinde ağılıklı olarak çıkar.

Dış Haber Kaynakları ve İlk Yabancı Ajans Büroları

Ülkeye dışarıdan gelen gazetelerin sokulması yasaktı karışılık çıkaracağı düşünülüyordu.  Bu yüzden  yurt dışındaki bir çok aydın oturdukları ülkelerden mektuplarla haber veriyorlardı. Amerika ,Fransa  gibi ülkelerden bilgi akışı sağlandı. Yabancı okullardaki çevirilerde ön plandaydı. Abdülhamitin kendi çeviri ekibi vardı. Bu ekip dış basındaki olayları çevirip Abdülhamit e iletiyordu. Kırım savaşının patlak vermesiyle İstanbul haber açısından değerlendi. Savaştaki yaralılar İstanbulda tedavi ediliyordu.  Yabancı ajanslar bir gazeteci bulundurmak istiyordur fakat pahalıydı bu. Daha sonra ajanslar kendi aralarında anlaşmalar yaparak bürolar açmaya başladı.Fakat sansürsüz gelen ve sansürsüz giden bu bilgi akışı gazetede yayınlanmaya gelince sansüre uğruyor çoğu zaman yayınlanmıyordu.

  1. MEŞRUTİYET DÖNEMi

Gazetelerde 2. Meşrutiyetin ilanı duyurulur ve sevinçle karşılanır. Dönemin gazetecileri bir lokanta bahçesinde toplanırlar. Bir cemiyet kurmaya karar verirler bu cemiyetin adı Osmanlı Matbuat Cemiyetidir. Sansür artık bitmişti. Tüm gazeteler o gün yayınlarında sansürün bittiğini yazıların sansürsüz yayınlanacağını yazdılar. 24 Temmuz 1908 Cumhuriyetten sonra basın bayramı ilan edildi. Hali hazırda zaten 4 gazete vardı.(sabah,tercüman,ikdam,saadet) Sonrasında bir sürü gazete ve dergi çıkarılmaya başlandı. Tirajlar yükseldi  bir bayram havası hakim oldu. Çıkarılan gazetelerden bir kaçı şöyledir; tanin,yeni gazete,mizan,hukuk-u umumiye,serbesti,ada-yı milliye,şutay-ı ümmet,osmanlı,takvim-i vakayi ve diğerleri…

Matbuat Kanunundaki Değişiklikler

31 mart olayından sonra basına kısıtlayıcı bir yasa getirildi. Bu yasa uzun tartışmalar sonunda zoraki kabul edildi. (14 temmuz 1909) 22 yıl yürürlükte kaldı. Yapılan değişikliklere göre;

  • Yazı işleri müdürleri okumuş diplomalı kişiler olacak.
  • Askerlerin yazı yazması yasaklandı ve gazete imtiyazlrı için depotizo yatırılması şart koşuldu.
  • Edep ve ahlak kurallarına aykırı yazı ve resimler yasaklandı.
  • Mebusların ve ayanların gazete müdürü olması yasaklandı. Gazete satılıcılarının belge alması zorunlu kılındı.
  • İç ve dış bozucu yayın yapanlar meclis kararıyla kapatılabilir şartı getirildi.
  • Askeri sansür memurlarının izni olmadan askeriye ile ilgili haber yapılması yasaklandı.
  • Sıkıyönetim bölgelerinde sansür kurulunun izni olmadan yayın yapılması yasaklandı.
  • İç güvenlik ve dış güvenlik ile ilgili yayın yapılması yasaklandı.

İTTİHATÇILARIN ÖLDÜRTTÜĞÜ 4 GAZETECİ

Hasan Fehmi,Ahmet Samim,Zeki Bey,Hasan Tahsin..

AHMET RASİM

Bir çok gazetede çalışmış devlet kurumlarında önemli yerlere gelmiş 5 yıl Atatürk ün isteği üzerine İstanbulda milletvekilliği yapmıştır. Gazetecilerin duayenidir.  Onu bu kadar değerli yapan ise gazete yazma ve okutma derslerinin yanı gazeteciliğin bir ders olarak verilmesi fikrini ortaya atan ilk insandır. Aynı zamanda gazetecilerin sendikalaşması gerektiğini savunan ilk gazetecidir.

İLK HABER AJANSLARI

Osmanlı telgraf ajansı: ilk haber ajansıdır. Salih Gürcü tarafından kurulmuştur. Havas ve reuter gibi büyük dünya ajanslarıyla antlaşma imzalamıştır. Devletten yardım istedi. Yardım isteği mecliste görüşüldü yasa tasarısı hazırlandı. 50 büro kurmak ve ilk 50 kelimenin ücretsiz olmasını istedi. Uzun tartışmalar sonunda yarım istedi kabul edildi fakat İngiliz ve Fransız propagandalarını yapmak suçuyla kapatıldı.

Osmanlı mili telgraf ajansı:

Türkiye –havas-reuter ajansı:

SOL BASIN

Sol basın yavaş yavaş kıpırdanmaya başlamıştı. A. Cerrahoğluna göre ilk sosyalist gazetenin 1908 de izmirdeki  Ganç gazeteci olduğunu söyler. Daha sonraki örnekler ; Amele,İştirak,sosyalist insaniyet ve medeniyet gazetesi,İdin idrak..

İştirakçı Hilmi: basın tarihinin ilginç kişilerindendir. Sosyalist olduğu söylenir ama Çapanoğluna göre kör cahildir. Başlarda izmir de çıkarmıştır bir gazete sonra İstanbula gelmiştir. Bir arkadaşının sen sosyalist ol hilmi demesi ve sosyalizmi anlatması üzerine sosyalist olmuş hayatını boyunca kırmızı gömlek ve kırmızı yelek giymiştir. Kendini türkiyedeki sosyalist ilk kişi olarak tanımlamıştır. Bir çok grevi düzenleyen odur ve kışkırtıcıdır.Çapanoğluna göre en baskı zamanında bile yazılarından dolayı Hilmiyi kimse içeri almıyor rahatlıkla yiyip içiyordu. Fakat bir gün Haydar adındaki bir sivil polis tarafından öldürüldü. Haydar tutuklandı. Asıl merak konusu yıllarca ona kimse neden dokunmadı sorusuydu.

MÜTAREKE YILLARI VE KURTULUŞ SAVAŞI

Bu dönem İstanbul’un işgali ve sonrasındaki dönemde basının yerini anlatmaktadır. İstanbul Mondros Mütarekesi sonrası işgal edilmiştir.

İSTANBUL BASINI

Bu dönemi 4 grup altında toplamak mümkündür. Bunlar;

  • Milli mücadeleyi destekleyenler: İleri, Yeni gün,Akşam,Vakit
  • Milli mücadeleye karşı çıkanlar: Peyam-i Sabah, Alemdar, Türkçe İstanbul
  • Milli mücadeleye sempati duyanlar: Tasvir-i Efkar,İstiklal,İkdam
  • Wilson Prensipleri Cemiyeti:Bu cemiyeti kuranlar Amerikan Başkanı Wilson’un bütün ülkeye egemenlik tanınmasını öneren bildirisinin Türkiyeyeyi değiştireceğini düşünenler etrafında toplanan kişilerden oluşur.

GAZETELER

Akşam: 4 gencin biraraya gelerek oluşturdukları gazetedir. Milli mücadeleyi destekleyenler arasındadır. Sık sık Atatürk’ün sözlerine yer vermişlerdir.

Ati-ileri: Cemal Nuri ve Suphi Nuri çıkarmıştır. 1919 da ismi ileri olarak değiştirilmiştir. Mustafa Kemal’ın duyurulması istendiği haberleri yayınlamışlardır. Kuvay-i Milliyeyi desteklediler.

Yeni Gün: Yunus Nadi tarafından kuruldu.

Vakit ve Yalman:Ahmet emin yalman ve Mehmet Asım Us tarafından çıkarıldı. Bir takım siyasi olaylar sonucunda hisslerini Mehmet Asım Us a deretti.

Peyam-ı Sabah: Peyam ve Sabah gazetelerinin birleşimiyle yayın hayatına başladı. İstanbul yanlısı haberler yapıyor İzmir deki Yunan işgalinin bile geçici olduğu yazıyordu. Çıkaran Ali Kemal’dır. Ali Kema devamlı Atatürk e ve milli mücadeleyi destekleyenlere yazılarıyla saldırıyordu. Musrafa Kemal’e katılaların czalandırılacağı proopagandası yapıyordu. Bu düşünceleri çeşitli işkencelere maruz kalarak son olarak da asılmasına kadar giden bir sonu hazırladı.

Alemdar: Refi Cevat Ulunay tarafından çıkarıldı.  Bir kaç kere kapatıldı ilk kapatılmasınan sonra Refik Halit Aydede ve Kirli takma adlarıyla yazılar yazıyor milli mücadeleyle dalga geçiyordu. Gazeteye göre iki büyük düşman vardı. Biri Kuva-i Miliye diğeri İttihat ve Terakki. Gazete kapatıldı Refi yurt dışına kaçtı. Vatana ihanetten arananların arasına girdi. Döndüğünde siyasetten uzak yaılar yazmaya devam etti. Refik Halit aynı düşünce düzlemindeki yazılarına devam etti.

Türkçe İstanbul :İlk Yeni İstanbul adıyla çıkarıldı. Süleyman Radi yazılar yazsa da yönetim İngiliz ajanı Sait Molla ve Abdullah Cevdetteydi. Bir süre sonra Sait Molla gazetede tek adm haline geldi. Sürekli İngiltere taraflı yazılar yayınladı. Bu ingiltere mandası fikri İngiliz Muhipleri Cemiyeti içinde var olmaya kadar gitti. Bu milli varliğa zarar cemiyet milli mücadeleyi kötü gösteren yayınlar yaptı.

İkdam:

İstiklal:

Yeni Tasvir-i efkar ve Tevhid-i Efkar

Tercüman-ı Hakikat: Tanin:

Minber:

KURTULUŞ SAVAŞINDA ANKARA VE TAŞRA BASINI

Savaşın zor zamanlarında bile yayın organları oluşmuş haberler yazılmaya gazeteler çıkarılmaya başlanmıştır. Baskı makinaları gerektiğinden şehirden şehire taşınmıştır. Anadolu basının işlk direnişi Hasan Tahsin adındaki gazetecinin Yunan askerine sıktığı ilk kurşunla başlamaktadır. Hasan Tahsin’in asıl adı Osman Nevres tir. (Hukuk-u Başer)

Hakimiyet-i Milliye: Mustafa Kemal in çıkarılmasını istediği gazetedir adını bizzat kendisi koymuş Ankara Hükümetinin yayın organı haline gelmiştir. İlk yazısınıda Mustafa Kemal yazmıştır.

Yeni Gün:  Yunus Nadi’nin yönetiminde olduğu bu gazete Ankara Hükümetinin sözcülüğünü yapıyordu.

İrade-i Milliye: Sivas Kongresi nin duyrulması için açılan bu gazetenin adını a bizzat Mustafa Kemal koydu.

Diğer gazeteler:  İzmir’e doğru, Açık söz,Yeni Adana ,Öğüt,Albayrak,Ahali, Seyyare-i Yeni Dünya, Yeni Dünya,Yoldaş,Milletin Yolu,

Ertuğrul

ANADOLU AJANSI 

Atatürkün kararıyla 6 Nisan 1920 de kuruldu.  3 temel amacı vardı;

  • Ulusal birliği güvence altına almak,
  • Gelişmeleri halka duyurmak,
  • Dış ülkelere derdimizi anlatmak.

Ankara’dan bu haberler deniz yoluyla takalarla İstanbula getirillirdi.Bu haberleri önce akşam gazetelerinde ertesi günde diğer gazetelerde yayınlanırdı.  İstanbuldaki gazetelere satılırdı. Başlarda devlete bağlı bu ajans 1925 te bağımsız oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir